17.08.2009

Bediüzzaman'ın r.a. tarz-ı tedrîsi

Molla Said, Bitlis'te iken on beş-on altı yaşlarında idi; henüz sinn-i bülûğa vasıl olmuştu. O zamana kadar bütün malûmatı "sünûhat" kabîlinden olduğu için uzun uzadıya mütalaaya lüzûm görmezdi. Fakat, o zaman sinn-i bülûğa vasıl olduğundan mı veyahut siyasete karıştığından mı, her nedense, eski sünûhat yavaş yavaş kaybolmaya başladı. Bunun üzerine her türlü fenne ait eserleri tetkike koyuldu. Bilhassa dîn-i İslama varid olan şek ve şüpheleri reddetmek için Metali ve

Mevakıf nam eserler ile, ulûm-u aliye -sarf, nahiv, mantık vesaire-ve aliyeye -tefsir ve ilm-i kelama-dair kırk kadar kitabı iki sene zarfında hıfz eyledi. Hatta, her gün okumak şartıyla, hıfz ettiği kitapların üç ayda bir kere devrine muvaffak oluyordu.

Molla Said'in iki mûtezad hali vardı:

Birincisi: Fikrinin münkeşif bulunduğu vakitler ki; her ne eline alırsa, onu anlamaması mümkün değildi.

İkincisi: Fikrinin münkabız bulunduğu vakitler ki; mütalaa değil, konuşmaktan bile hoşlanmazdı.

Molla Said, günde bir-iki cüz' okumak sûretiyle Kur'an'ı hıfza başladı. Her gün iki cüz ezber etmekle, Kur'ân'ın mühim bir kısmını hıfzına aldı; fakat, iki sünûhat ile, tekmili müyesser olmadı:

  • Birincisi, Kur'an'ın çok süratle okunması bir hürmetsizlik olmasın diye;
  • ikincisi, Kur'an hakâikının hıfzının daha ziyade lüzûmu var diye kalbine gelmiş.

Onun için, Kur'an hakâikının anahtarı olacak ve şübehata karşı muhafaza ve mukâbele edecek hikmet ve fünûn-u İslamiyeye dair kırk risaleyi iki senede hıfzına aldı. Hergün bir parça ezberden okumak sûretiyle, hepsini üç ayda ancak devrediyordu.

Mirkat ismindeki kitabı, haşiye ve şerh olmaksızın hıfz etmeye başladı. Bilahare eline geçen mezkûr kitabın haşiye ve şerhi ile kendi nokta-i nazarını karşılaştırmış; bütün meseleler muvafık olup, ancak üç kelime tevafuk etmemiş. Bu tevcihleri de ulemanın tahsinine mazhar olarak kabul edilmiştir.

Tarihçe-i Hayat - 40


Hiç yorum yok: